Meşru savunmada ceza verilmez
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun. maddesinin. fıkrasına göre, "Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez"
Ancak, meşru savunmada sınırın kasten aşılması, hata ile aşılması veya heyecan, korku ya da telaş nedeniyle aşılması durumunda farklı sonuçlar doğar:
Nefsi müdafaa (meşru müdafaa) kapsamında hata ile adam öldürmenin cezası, 2 ile 6 yıl arasında hapis cezasıdır. Ancak, bu ceza artırıcı veya azaltıcı unsurlara tabi olabilir ve tamamen somut olayın koşullarına bağlıdır. Mahkemeler, nefsi müdafaa iddiasını değerlendirirken olayın tüm koşullarını dikkate alır: tanık ifadeleri, güvenlik kamerası görüntüleri, adli tıp raporları ve failin saldırıyı önlemek için başka bir seçeneğinin olup olmadığı gibi unsurlar incelenir. Eğer mahkeme, olayın tamamen meşru müdafaa kapsamında gerçekleştiğine karar verirse sanık ceza almaz. Her olayın kendine özgü dinamikleri olduğu için yargılama sürecinde dikkatli bir değerlendirme yapılması gerekir. Hukuki konularda kesin bilgi almak için bir hukuk uzmanına danışılması önerilir.
Meşru savunmada sınırın aşılması, belirli koşullar altında beraat sebebi olabilir. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 27. maddesinin 2. fıkrasına göre, meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez. Ancak, sınırın kasten aşılması veya hata ile aşılması durumunda bu hüküm uygulanmaz; fail, işlediği fiilden sorumlu tutulur. Özetle, meşru savunmada sınırın aşılması her durumda beraat sebebi değildir; bu durumun mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanması gerekir.
Meşru müdafaa, belirli hallerde uygulanmaz: 1. Saldırı hukuka uygunsa: Meşru müdafaa, sadece haksız saldırılara karşı yapılabilir. 2. Saldırı başlamış değilse: Saldırı henüz başlamamışsa veya tamamen sona ermişse, meşru müdafaa hakkı doğmaz. 3. Savunma orantısızsa: Savunma, saldırıyı bertaraf etmeye yetecek düzeyde olmalı, ölçüsüz ve aşırı olmamalıdır. 4. Saldırganla ilgisi olmayan kişilere yönelikse: Savunma, saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü kişilere karşı yapılamaz. Bu koşulların dışında, meşru müdafaanın sınırlarını aşan durumlarda da cezai sorumluluk doğabilir.
Yargıtay'a göre meşru savunmada sınırın aşılması şu hallerde gerçekleşir: 1. Meşru savunma ile korunabilecek bir hakkın bulunması. 2. Saldırıya ilişkin koşulların var olması. 3. Savunmaya ilişkin "ölçülülük" şartının, savunma lehine ihlal edilmesi. 4. Sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/1-281 E., 2008/37 K. sayılı kararına göre, tüm bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, meşru savunmada sınırı aşan faile ceza verilmez. Örnek bir Yargıtay kararı: Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 9.4.2007, E. 2005/4811, K. 2007/2535 sayılı kararında, "Sanığın kardeşinin canına yönelik olarak iki üç metre mesafeden birden çok ateş eden ve halen silah saldırısı devam eden maktule karşı savunma koşulları içerisinde hareket edip mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan dolayı on kez ateş ederek meşru savunma sınırının anlaşılmasına göre, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 27/2. maddesi uyarınca ceza verilmemesi gerektiği" belirtilmiştir.
Meşru olmak, yasalara ve toplum kurallarına uygun olmak anlamına gelir. Meşru kelimesinin diğer anlamları: doğru, düzgün; dinen yapılmasında caiz olan. Yasa dışı eylemler ve toplum tarafından tasvip edilmeyen davranışlar ise gayr-ı meşru olarak nitelendirilir.
Meşru müdafaa, aşağıdaki şartların sağlanması durumunda suç teşkil etmez: Bir saldırı bulunmalıdır. Saldırı haksız olmalıdır. Saldırı ile savunma eş zamanlı olmalıdır. Savunma zorunlu olmalıdır. Savunma, saldırana karşı yapılmalıdır. Savunma ile saldırı orantılı olmalıdır. Ayrıca, heyecan, korku veya telaş nedeniyle meşru müdafaa sınırında aşma durumunda da fail ceza almaz.
Meşru müdafaa şartları saldırıya ve savunmaya ilişkin olarak iki grupta değerlendirilir: Saldırıya ilişkin şartlar: Bir saldırı bulunmalıdır. Saldırı haksız olmalıdır. Saldırı bir hakka yönelik olmalıdır. Saldırı ile savunma eş zamanlı olmalıdır. Savunmaya ilişkin şartlar: Savunma zorunlu olmalıdır. Savunma saldırana karşı yapılmalıdır. Savunma ile saldırı arasında oran bulunmalıdır.
Hukuk
Memurlarla işçiler aynı sendikaya üye olabilir mi?
Menfi Tespit Davasını kim açar?
Kısıtlı adayı ne demek?
Meşru savunmada ceza verilir mi?
Mal ayrılığı rejimi dava dilekçesi nasıl yazılır?
Mal beyanı dosyaya konur mu?
Marjinal arsa ne demek?
Milli egemenlik hangi ilke ile doğrudan ilgilidir?
Maaş iyileştirme dilekçesi nereye verilir?
Milli Emlaka ait yerler satılabilir mi?
Maluliyet heyet raporu itiraz süresi kaç gün?
Mesafeli satış sözleşmesi hangi bakanlık tarafından düzenlenir?
Liberaller en çok hangi seçimde oy aldı?
Mazerette hangi gerekçeler belirtilir?
Milli Eğitim Bakanı hangi kararnameye tabi?
Mahkumlar cenazeye katılabilir mi?
Memurların öğle arası kaç saat?
Milli egemenlik ve devlet egemenliği arasındaki fark nedir?
Mareşalin üstü kim?
Marka tescili için hangi işaret kullanılır?
Manevi tazminatı kim belirler?
Marka taklit suçu kaç yıl?
Kıstasa bağlamak ne demek hukuk?
Manevi ve maddi tazminat birlikte istenebilir mi?
Mahkumların kaç yıl yatacağı nasıl hesaplanır?
Mahsup dilekçesi ne zaman verilir?
Medeni Kanun maddeleri nelerdir?
Memur emeklilikte 30 yıl şartı nedir?
Memurlar 30 gün izni nasıl kullanır?
Merkezi sistemlerde aidat nereye ödenir?
Milletvekillerinin lojman hakkı var mı?
Mahalli idare mevzuatı nedir?
Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi 2019'da güncellendi mi?
Mesafeli satış sözleşmesi ingilizce nasıl yazılır?
Mecelle neden kaldırıldı?
Mefhûm-u muhalif ne demek hukuk?
Marka olarak tescil ettirilebilecek işaretler nelerdir?
Lozan Antlaşmasında neden 1923 tarihi var?
Mala Zarar Verme Suçunda mağdur kim?
MEB personeli nasıl işe alınır?