Menfi zarar , uyulacağına veya yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır
Menfi zararın bazı unsurları:
Menfi zararın talep edilebilmesi için sözleşmeden dönülmesi ve taraflar arasında hüküm ifade eden bir sözleşmenin olmaması gerekir. Ayrıca, bu zarar türünün tazmin edilebilmesi için borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olduğunun ispatlanması gerekir
Menfi ve müspet zararların hesaplanması farklı kriterlere göre yapılır: 1. Menfi Zarar: Sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi nedeniyle güvenin boşa çıkması sonucu doğan zarardır. 2. Müspet Zarar: Sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Özetle, menfi zarar sözleşmenin geçersizliği nedeniyle uğranılan zararı, müspet zarar ise borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zararı ifade eder.
Menfi tespit davası, kişinin borçlu olmadığının tespiti için açtığı bir davadır. Menfi tespit davasının bazı özellikleri: Dava türleri: İcra takibinden önce veya sonra açılabilir. Amaç: Borçlunun maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını genel mahkemelerde tespit ettirmek. Sonuç: Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, icra takibi dayanaksız kalır ve borçlu borcu ödemekten kurtulur. İspat yükü: Genel kural olarak, borçlu olduğunu inkâr eden davacı, borçlu olmadığını ispatla yükümlüdür. Zamanaşımı: Menfi tespit davası için kanunda herhangi bir zamanaşımı düzenlenmemiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir.
Hukukta menfi ve müspet şu anlamlara gelir: Müspet (olumlu) zarar. Menfi (olumsuz) zarar. Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen bu iki zarar türünden menfi zararın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmesi ve taraflar arasında hüküm ifade eden bir sözleşmenin olmaması gerekir. Ayrıca, menfi zarar, sözleşmenin kurulacağına veya kurulduğuna inanan tarafın güveninin boşa çıkmasından kaynaklanırken müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Bu iki zarar türü, haksız fiilden değil, sözleşmelerden kaynaklanan borç ilişkilerinden doğar.
Menfi kelimesinin zıt anlamlıları şunlardır: Müspet; Olumlu; Pozitif.
Menfi tespit ve istirdat davaları arasındaki temel farklar şunlardır: Davanın açılma zamanı: Menfi tespit davası, borçlunun borcu ödemeden önce, istirdat davası ise borcun ödenmesinden sonra açılır. Davanın konusu: Menfi tespit davası, borçlunun borçlu olmadığını tespit ettirmek için açılırken, istirdat davası, borçlunun haksız yere ödediği parayı geri almak için açılır. İspat yükü: Menfi tespit davasında genellikle ispat yükü alacaklıdadır, ancak borçlunun borcun sona erdiğini iddia etmesi durumunda bu yük borçluya geçer. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre: Menfi tespit davasında özel bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur, ancak istirdat davasında bir yıllık hak düşürücü süre uygulanır. Arabuluculuk: Menfi tespit davasında arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yokken, istirdat davasında ticari uyuşmazlıklarda ve para alacağı durumlarında arabuluculuk dava şartı olabilir. Sonuç: Menfi tespit davası sonucunda haksız çıkan tarafa tazminat hükmedilebilirken, istirdat davasında tazminata hükmedilmez.
Hayır, menfi ve müspet zarar birlikte talep edilemez. Menfi zarar talep edildiğinde sözleşme feshedilerek ortadan kaldırılırken, müspet zarar talep edildiğinde sözleşme geçerliliğini korur.
Menfi kelimesinin eş anlamlıları şunlardır: Olumsuz; Negatif; Reddedilen; Aksi.
Hukuk
Loglar ne kadar süre saklanır?
Meclis Hükûmeti Sistemi neden sona erdi?
Menfi tespit davasında yetkili mahkeme hangisi?
Kışla şartı neden kaldırıldı?
Lehdar ile malikin farkı nedir?
Mahsup hakkı ne zaman kullanılır?
Meram Hobi Bahçeleri kaç yıllığına kiralanıyor?
MBK neden kuruldu?
Mansur Yavaş'ın rakibi kim oldu?
Merkezi sistemde 15 derece kuralı nedir?